ANASİYASET

Batı medyası: Ermenistan, Rusya-ABD-AB arasındaki jeopolitik rekabetin sahnesine dönüşüyor

Ermenistan’da yaklaşan parlamento seçimleri öncesinde, Batı’nın önde gelen yayın organları Forbes ve The Independent, ülke etrafında artan jeopolitik rekabete ilişkin analizler yayımladı.

Her iki yayının da ortak değerlendirmesine göre, Başbakan Nikol Paşinyan hükümetinin Batı’ya yönelim politikası, Güney Kafkasya’da güç dengelerini etkileyebilecek temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Forbes: Rusya, Ermenistan’ın AB hedeflerinden endişeli

“Forbes” analizinde, Moskova’nın Yerevan’ın Avrupa entegrasyonu girişimlerine giderek daha temkinli ve endişeli yaklaştığı belirtiliyor. Haberde, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova’nın daha önce Ermenistan’a gönderilen bir mektubu doğruladığı hatırlatılıyor.

Söz konusu mektupta, Ermenistan’ın Avrupa Birliği sürecinde atacağı ek adımların doğalgaz, petrol ve işlenmemiş elmas tedariki gibi alanlarda işbirliğinin durdurulmasına veya askıya alınmasına yol açabileceği uyarısı yer alıyor.

Analizde ayrıca Ermenistan’ın enerji alanında Rusya’ya yüksek düzeyde bağımlı olduğu, ülkenin doğal gazının yaklaşık %82’sinin Rusya’dan ithal edildiği vurgulanıyor.

Independent: Bölgesel rekabet derinleşiyor

“The Independent” ise Ermenistan’ı, Rusya ile Batı arasındaki küresel rekabetin daha geniş çerçevesi içinde değerlendiriyor.

Haberde, Rusya’nın enerji tedarikine ilişkin uyarılarının yalnızca Ermenistan üzerindeki etkisini koruma çabası değil, aynı zamanda farklı bölgelerde artan baskının bir göstergesi olduğu ifade ediliyor.

Analize göre Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya kaynaklarını yoğun biçimde askeri alana yönlendirirken, ABD ve AB ise geleneksel etki alanı sayılan bölgelerde varlıklarını artırıyor.

Ermenistan’ın AB ile bütünleşme sürecine dair yasal adımlar attığı, ayrıca ABD ile yeni ortaklık anlaşmaları imzaladığı da hatırlatılıyor.

Seçimlerin ötesinde jeopolitik anlam

Her iki yayın da, Ermenistan’daki seçimlerin yalnızca iç politika meselesi olmadığını, aynı zamanda Güney Kafkasya’daki güç dengelerini belirleyebilecek daha geniş bir jeopolitik sürecin parçası olduğunu vurguluyor.

Daha fazlasını göster
Back to top button