ANASİYASET

Ermenistan, Türkiye’nin oyun kurallarına tabi olmamalıdır

Ermenistan, Türkiye’nin oyun kurallarına tabi olmamalıdır

Türkiye’nin, bize oyunun kurallarını dikte ettiği saldırgan tutumuna karşı biz sadece tepki vermekteyiz. Hâlbuki Ermenistan’ın kendi siyasi gündemine sahip olup, bunu adım-adım uygulamasının vakti gelmiştir.

Ermenistan Amerikan Üniversitesi siyaset ve uluslar arası ilişkiler bölümü başkanı, tarihçi Vahram Ter-Matevosyan, “Hayastani Hanrapetutyun” gazetesine verdiği demeçte bu fikirleri öne sürmektedir.

“Çözmemiz gereken ilk sorun, uzun süre Ermenistan’ın sürdürmüş olduğu bu formatın değişmesidir. Otuz yıldır sürdürmüş olduğumuz ön şartsız ilişki kurma prensibinden sadece Azerbaycan ve Türkiye faydalanmıştır. Buna karşın Ermenistan kendi siyasi gündemini ortaya koymalı ve sonsuz bekleyeceğine yeni çözümler, hatta cesur, uzak görüşlü girişimler aramalı”, diye belirtmektedir.

Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan, 12 Temmuz tarihinde Azerbaycan’ın Tavuş bölgesindeki mevzilere yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve uluslar arası toplumun tepkileri hakkında konuşurken, durumu sakinleştireceğine, daha geniş saldırılara teşvik eden tek ülkenin, Türkiye olduğunu belirtmişti. Bundan dolayı, bu ülkenin saldırganlığının artması, Türkiye’nin saldırganlığının dizginlenmesi amacıyla uluslar arası alanda katılımımızı arttırmak anlamında siyasetimizin belli bir oranda revize edilmesini gerektirmektedir

Ermenistan başbakanı tarafından Türkiye’ye yönelik eskiden de hayli sert açıklamalar olmuştur. Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin kötüleşmesi açısından tarihçi özellikle 2019 tarihini bir nirengi taşı olarak kabul etmektedir. O tarihte Paşinyan, röportajlardan birinde, Ankara’nın Ermenistan’a karşı yaklaşımını sürdürmesi durumunda, Ermenistan’ın, Kıbrıs sorununu ve Türkiye’deki insan hakları sorunlarını gündeme alması gerektiğinden bahsetmişti. Bunun akabinde, 10 Temmuzda Ermenistan dışişleri bakanlığı, Kıbrıs’ın özel ekonomik bölgesinde gerçekleştirilen Türk siyasetini, 10 Ekimdeki açıklamasında da Türkiye’nin Kuzey Suriye’yi istilasını kınamıştır.

Ter-Matevosyan’a göre bu ve bir dizi başka açıklamayı birleştirdiğimizde, olmayan Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin kötüleşmesiyle karşı karşıyayız. Yıllar içinde ne Türkiye’nin Ermenistan siyasetinde, ne de Ermenistan’ın Türkiye siyasetinde bir şey değişmemiştir.

“Ermenistan-Türkiye ilişkileri bugün sert açıklamalar ve restleşmeler aşamasına girmiştir. Bu yönelimin uzun sürede milli ve resmi çıkarlarımıza ne oranda yararlı olduğunu tartmalıyız. Bu sorunun cevabını bilmiyorum, fakat bir adım önde olmalıyız, Türk yönetici elitinin, Ermenistan’a karşı arka arkaya yapılan açıklamalarını biraz olsun gözden geçirmesi için”, demektedir.

Türkiye’nin ikili düzeyin haricinde,  farklı uluslar arası ve bölgesel teşkilatlar bünyesinde de kesin bir Ermeni karşıtı siyaset yürüttüğü konusundaki tanımlamamıza Ter-Matevosyan, imkânlarımızı tam anlamıyla kullanmadığımız ve Türkiye ile aracılar üzerinden siyasi görüşmeler yapma konusundaki gündemi de kullanmadığımızı ve bunun şimdi daha zorlaşmış olduğunu belirtti. “Bunun sebebi ise, Türkiye’de popülist İslamcı, milliyetçi bir kişiyle karşı karşıya olmamızdır. Bu kişi Osmanlı gücünün yeniden oluşturulması taraftarıdır ve haliyle Erdoğan Türkiye’si ile benzer görüşmeler başlatmak çok daha zor ve hatta imkânsızdır”,- demekte ve imkânsızlıkları esneklik alanına getirmek gerektiğini, bunun için de farklı diplomatik yolların bulunduğunu eklemektedir Ter-Matevosyan.

Daha fazlasını göster
Back to top button
Close