DÜNYA

Almanya’daki Aleviler Erdoğan’a hem kırgın hem kızgın

DW Türkçe’ye konuşan uzmanlar ve Alevi toplumunun temsilcileri Erdoğan’ın “Ali’siz Aleviler” sözleri ile “bölücülük” suçlamalarını eleştirdiler, açıklamaların Almanya’daki Türk toplumuna büyük zarar verdiğini söylediler.

“Türkiye’de horlandık, Almanya’da yabancıyız diye dışlandık… Herkesin sahip çıkan, arkasında duran bir devleti var, bir tek bizim olmadı… Üstüne üstelik hedef gösteriliyoruz.”

Sitem dolu bu sözler Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat’a ait.

Nedeni ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen 6’ncı Din Şurası’nda yaptığı konuşma. Erdoğan bu konuşmasında, “Açık ve net söylüyorum, Alman devleti Ali’siz Aleviliğe ciddi bedeller ödemek suretiyle, İslam dünyasında ve özellikle ülkemizde bölünmenin tohumlarını ekmek istiyor” sözlerini kaydetmişti.

“Alevileri araçsallaştırıyor”

İslam ve Alevilik hakkındaki araştırmalarıyla tanınan, Leipzig Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Markus Dressler, Erdoğan’ın Alman devletini hedef alan ithamının bir ilk olmadığına dikkat çekti.

Alevilik üzerinde araştırmalar yapan Markus Dressler

Dressler, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, “Bildiğiniz gibi, AB ile işler rayından çıktığından beri, Batı ile ilişkileri bozulduğundan bu yana Erdoğan yeni bir söylem geliştirdi. Bu söylemi, Türkiye’deki sorunlara, bazı yabancı güçlerin dışarıdan müdahalesinin kaynaklık ettiği iddiasına dayanıyor. Alevileri araçsallaştırarak Alman devletini hedef aldığı bu suçlama da sadece bu retoriğine yeni bir örnek teşkil ediyor” dedi.

Dressler, Erdoğan’ın bu söylemiyle, “Alevileri Almanya’nın ya da Avrupa’nın emperyalist politikalarının bir kurbanı” olarak göstermeye çalıştığını ve bununla Türkiye’de sadece siyasetin sağ yelpazesinde değil aynı zamanda aşırı milliyetçi, emperyalizm karşıtı bazı sol çevrelerde de puan toplayabildiğini aktardı.

“Haklarımızı söke söke aldık”

AABF Başkanı Hüseyin Mat, DW Türkçe’nin sorularını yanıtlarken, Almanya’daki Alevilerin anayasal haklarının Alman devleti tarafından “bir lütuf olarak verilmediğini” vurguladı, “mücadele ettik ve bu hakları söke söke aldık” şeklinde konuştu.

AABF Başkanı Hüseyin Mat

“Bizler için ‘Alman devleti bunları besliyor’ diyorlar, bu suçlama çok yersiz” diyen Mat, “Aleviler mi, yoksa Türkiye’deki Diyanet’e bağlı DİTİB mi Alman devletinin mali kaynaklarından daha çok faydalanmış? Erdoğan’ın açılışını yaptığı Köln’deki cami kimin mali desteğiyle açılmış acaba? Aldıkları mali desteğin haddi hesabı yok, bunlar ortaya çıkacak” sözlerini kaydetti.

“Alevilik teklik değil, çoğulculuktur”

Erdoğan’ın “Ali’siz Aleviler” açıklamalarını da eleştiren federasyon başkanı Mat, “Alevilik teklik değil çoğulculuktur. Bir cumhurbaşkanının haddine düşmez teolojik olarak inancımızı tartışmak. Bunun yerine Türkiye’deki Alevilere anayasal haklarının verilmesine odaklanmalı” şeklinde konuştu.

Hristiyanlar ve Yahudilerden sonra Alevilerin de Almanya’da kamu tüzel kişiliğine sahip olmasını sağlayacak süreçte sona yaklaşıldığı açıklayan Mat, Erdoğan’ın Alevilere tanınan hakların Türkiye açısından emsal teşkil ediyor olmasından da rahatsızlık duyduğunu savundu. Hüseyin Mat, Almanya’da kendilerine tanınan hakları sıralayarak şunları kaydetti:

“Almanya’da okullarda Alevilik dersleri veriyor, kendi müfredatımızı hazırlıyor, öğretmenlerimizi kendimiz tayin ediyoruz. Hak eşitliği antlaşmalarıyla devletin resmi kurumlarında temsil hakkımız var. Resmi olarak Cemevleri ibadet yerimiz, Ana ve Dedeler inanç önderlerimiz olarak kabul ediliyor… Peki, Türkiye’de bu hakların hangileri tanınıyor? Cumhurbaşkanı Almanya ve Almanya’daki Alevileri hedef almak, saldırmak yerine, oturup ‘kendi vatandaşımıza bu hakları niye vermemişiz?’ sorusunu kendisine sorması gerekmez mi?”

 Deutsche Welle Türkçe

Daha fazlasını göster
Back to top button
Close